Elif Şafak’la AŞK Bitti

Elif Şafak seven ya da sevmeyenleri iki gruba ayırabiliriz . Tıpkı yazarın kaleminden çıkan şu cümleler gibi. “Aşktan önce.. Aşktan sonra.. Çünkü aşk bir milat. Takvimlerin kendini sıfırladığı saatlerin yeniden ayarlandığı an. Aşktan önce olup biten her şey –mişli geçmiş. Adeta yaşanmamış. Bir şekilde hafızaya sonradan alınmış. Aşktan sonra olan her şey şimdiki zaman. Öncesi ve sonrası olmayan.” Yazar yıllar önce Siyah Sütte bu satırları kaleme alırken adeta Aşk romanını yazacağı zamanı dile getirmiş. Çünkü Aşk milat oldu Elif Şafak’ın hayatında. Binlerce sattı kitap, birçok yeni okur edindi yazar. Öyle ilgi gördü ki Aşk, yayınevi pembe kapaktan sonra bir de gri kapakla tekrar bastı kitabı. Sırf erkek okuyucuya da hitap edebilme adına kitap kapağında bile cinsiyet ayrımcılığını gördük.

 

AŞK bir milat…

            Aşk bir milat oldu evet. Baktılar tuttu kitap, dediler ki Elif Şafak’ı tanımayan okuyucu için bir özet yapalım eski kitaplardan. Böylece Kağıt Helva’yı çıkardılar. Kitap yazarın eski kitaplarındaki alıntılardan oluşuyordu. Amaç belliydi dile getirmeye ne hacet. Bilenler zaten hakimdi bu satırlara. Yazarın kaleminin gücünü göstermeye çalıştılar böylece. Ne derecede başarılı olundu bilemem. Sonrasında İskender, Şemspare, Ustam ve Ben, Sakız Sardunya (yazar artık daha populer, ne yazsa okunan biri haline geldiğinden bir de çocuk kitabı yazmaya karar vermişti. ) ve son olarak Havva’nın Üç Kızı.

  Aşk, akıcı, yalın, konu olarak ilgi çeken bir kitaptı. Herkes gibi ben de bir solukta okudum. Ancak Elif Şafak’ın kalemi bu kadar basit değil, olmamalıydı bana göre. Kağıt Helva’yla birlikte yazara ve kalemine olan hayranlığım azaldı ve üzüldüm de açıkçası. Bir süre okumayı bıraktım. Uzun süre almadım Ustam ve Ben’i. Bir de üzerine intihal iddiaları ortaya atıldı Jose Saramago’nun Filin Yolculuğu’ndan. Yazar bu kez de bu iddialarla gündeme geldi ve çok konuşuldu. Peki ya İskender ? Harika bir konuydu kesinlikle. Şaşırtıcı, sarsıcı fakat kalem yine güçsüz kalmıştı. Son kitap Havva’nın Üç Kızı. Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çocuğu vardır okumadıysanız tavsiye ederim. O kitabın adını hatırlatıyor bana son kitap. Havva’nın var olamayan üç kızı diyesi geliyor insanın. Nasıl bu kadar edebiyattan yoksun, kelimelerin hafif, konunun askıda kaldığı, kitabın ismiyle içeriğinin uyuşmadığı bir kitap yazabilir Elif Şafak ? Gerçekten ilk romanlarını okuyan, yaptığı edebiyattan, eline aldığı kalemin gücünden bahsettiren Elif Şafak okurlarına veda niteliğinde yazmış bu kitabı sanki. Çünkü gittikçe basitleşti dili, eksildi kelimeleri.

 

Elif Şafak Kitapları
€Elif Şafak Kitapları

Gelelim AŞK’tan Önceye…

Ben Elif Şafak ile lise yıllarımda Mahrem ile tanıştım. Okudum hayran kaldım. Kalemine, üslubuna, kimilerine göre boğan bana göre akan karamsarlığına.. okumaya devam ettim gözbebeği için Nazar Sözlüğü’nde şu tanımı yapan güzel insanı.

“Gözbebeği: İnsanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez. Aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. 
Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka gözbebeğim! diye hitap edilir.” 

           

Mahrem, Araf, Med-Cezir Yazıları, Siyah Süt mutlaka okuyun dediklerimden.

 

Peki ne oldu da kalemi böylesine kuvvetli, kelimeleri dans ettiren bir yazar okuduktan sonra kesinlikle okumayın diyebileceğimiz kitaplar çıkartabiliyor ? “Herkes” tarafından bilinen ve okunan bir yazar (birkaç örnek daha var) ticari kaygıya düşer mi ya da yayınevi baskısına boyun eğer mi ?

Belki de ağır geldi Elif Şafak’ın kalemi çoğunluğa, herkese hitap edemedi. Onun için dilini sadeleştirdi, edebiyattan, üsluptan vazgeçti ve konusunda ilgi uyandırmak istedi sadece ya da tüm bunlar kendisinden istendi bilemiyorum. Hedef herkesin ismen bildiği, kitapseverlerin okuyacağı bir Elif Şafak yaratmak idiyse başardılar bence. Yazarı yazar yapan üslubu, dili, edebiyatı değilse nedir ? Her yazar herkes tarafından okunacaksa neden çok uzun yıllar önceki dönem edebiyatını bugün hala okuyor ve konuşuyoruz ? Edebiyat dediğimiz değer nasıl elde kalacak peki ? Keşke az okunsaydı Elif Şafak, herkes de bilmeseydi ama kalitesinden ödün de vermeseydi, ilk tanıdığımızdaki sağlamlığı bugün hala olsaydı. Varsın çok satanlarda değil, raf aralarında arayıp bulsaydık onu fakat her kitabında aynı lezzeti alsaydık ve gittikçe artan bir hüsran ve hezimetle dolmasaydı içimiz.

 

Sanırım bu bir veda yazısı oldu. Adetim değildir bir kitabı okumadan önce kitaba dair söylenmiş sözleri dinlemek, yorumlara bakmak. Önce kendim varmalıyım sonuca, keyfine ve lezzetine başladığım kitabın. Ama Elif Şafak için bundan sonra çıkartacağı ilk kitapta eminim yorumlara bakacağım. Çünkü içimden gelmeyecek gidip kitabı almak. Nostalji severim ben ve melankolik yanım ağır basıyor Elif Şafak konusunda. Tam da bu sebepten AŞK’tan öncesini devam edeceğim okumaya.

One thought on “Elif Şafak’la AŞK Bitti

  1. Çok güzel bir değerlendirme olmuş-öncesi ve sonrası. Gerçekten aradaki fark muazzam ama çok yazık. Yani bizim için- öncesini bilip sevenler için yazık. Yoksa elif Şafak ziyadesiyle memnun olsa gerek torununun torununa yetecek olan paraları sayarken?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir