Genç ! Werther’in Acıları

Genç ! Werther’in Acıları

Kitap dostu Chi Book cafenin düzenli olarak yürüttüğü kitap kulübünün  bu ay seçtiği kitabı Goethe‘nin Genç Werther’in Acıları’ydı. Uzun zamandır merak edip okumayı hep ertelediğim kitapla ne kadar geç buluşmuşum, ne büyük hata. Çok zaman önce okunmalıymış meğer Werther ve Lotte.

Kitabın ismi hep ilgimi çekmiştir, konusuna dair fikrim olmasa da. Pek çok kitabın arkasını okuma alışkanlığı olmayan bir insan olarak, ismi yeterince merak uyandırıyordu bende. Yüksek beklentiyle başlanıp tadına doyamadığınız kitaplar kadar keyifli ne vardır ki bir okur için ?

Genç Werther’in Acıları, aşk acısından ziyade fiziki acılar çağrıştırdı bende hep. Hastalıklı, acı çeken kıvranan bir genç. Gerçekten de öyle ama hastalığın adı aşk bu kez. Beklemediği bir anda hiç olmaması gereken birine aşık olur Werther, güzeller güzeli Lotte’ye.

Çünkü nişanlıdır Lotte, tanıştıklarında da bunu bilir oysaki ama ilk anda yüreğinin en derinlerine işlemiştir bile Lotte çoktan. Dışarıdan bakanların iki iyi arkadaş diyebileceği, Werther’in içinde kopan fırtınaların görülmediği, fakat Lotte’nin her şeyi farkında olup görmezden gelişi… Nişanlısına saygılıdır ve seviyordur onu. Diğer yandan Werther’in varlığından ve ilgisinden hep memnundur. Zaman ilerledikçe Werther’in aşkı bağlılığa, saplantıya ve bir hastalığa dönüşür. Lotte ile birlikte nişanlısı Albert da her şeyi farkındadır ve ikisi de Werther’in tüm ilgisini olduğu gibi kabullenmiştir. Hatta Albert sırf Werther onun varlığından rahatsız olmasın diye zaman zaman ikisini yalnız bile bırakır. Çünkü Werther onlar tarafından tıpkı  çocuk gibi kabul görmüştür. Nasıl ki bir çocuk bile isteye hata yapamazsa, yaptığı hiçbir şey suç unsuru taşımıyorsa, toplum ve aile

goethe, genç wertherin acıları, kitap incelemesi, kitap yorumları, kitap buluşması
goethe, genç wertherin acıları, kitap incelemesi

tarafından olduğu gibi tüm varlığıyla, doğruları ve yanlışlarıyla seviliyorsa Genç Werther de aynen öyledir onlar için.

Goethe kitapta sık sık vurguluyor çocukluğu, masumiyeti, olduğu gibi sevilmeyi. Werther’in durumu da sadece bundan ibaret aslında.

Lotte’ye karşı bir o kadar da seviyelidir. Duracağı çizgi bellidir, sınırı geçmez asla. Sadece artık acılarının dayanılmaz olduğu son zamanlarda bir kez çıkar sınır dışına, sonrasında her şey alt üst olur zaten. Hastalık onu tamamen esir almıştır. Ve nişanlı Albert… Ona karşı bir kıskançlık yoktur  Werther‘in içinde. Tam tersi Lotte’yi ne kadar hak eden bir adam olduğunu söyler. Zaman zaman içinde fırtınalar kopsa da..

Tüm bedeni kaplayan bir aşk, bir insanı yaşamından kendinden vazgeçtiren… Ve bu aşkı görmezden gelenler, yok saydıkça Werther’i hep umuda sürükleyenler… Hep çocukluğa açıldı bende kapılar. Olduğu gibi, masumiyetiyle, yanlışlarıyla, doğrularıyla kabul görmüş her çocuk gibi kabul görüyor Werther.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir