Sonuncu’dan Serencam’a (Tahsin Yücel)

Bir kitap düşünün, yazımı kırk yıl sürmüş, sürenin uzunluğuyla uyumlu olarak gelmiş geçmiş en büyük, en kalın ve en çok sayfaya sahip kitabını.. Öylesine büyük bir kitap ki, evin salonunda ona özel bir bölüm ayrılmış, gelen misafirleri görüntüsüne hayran bırakmış. Şaşırıp kalmış insanlar ona baktıkça. İçine baktıkçaysa daha da şaşırmışlar, Kimse anlamamış bu kitabı. Ne anlattığını yazarından başka bilen, anlayan çıkmamış. Kitap yazılırken yazarı dışında herkes sıkılmış, usanmış beklemekten. Yazarıysa yetinmiyormuş bir türlü yazdıklarıyla, kırk yıl boyunca hep bir şeyler eklemiş durmuş kitaba.

Kitabın adı Serencam, Yazarıysa Selami Harici.

Bu keyifli hikayenin anlatıldığı normal boyut ve kalınlıktaki kitap ise Sonuncu, yazarı da Tahsin Yücel.

Selami bey yazdığı kitaba ömrünü adar. Kendi deyişiyle söylenmemiş olanların anlatılacağı bir kitaptır yazmak istediği. Zaten bu sebepledir ki beğenmeyip sil baştan yazmaları, yırtıp atmaları, kırk yılını adaması. Bu kitabı yazmak Selami Beyin yaşamının tek anlamıdır. Kendisi kitabını ağır ve emin ellerle ilmek ilmek dokurken, etrafındaki, en yakınındaki insanların kimisi sabırla, kimisi sitemle, çoğu da öfke ve alayla geçirir bu kırk yıllık süreci. Her şeye rağmen Selami Bey, sabırla, inatla, fedakarlıkla günden güne, acele etmeksizin işlemiştir emeğini. Sadece Serencam için yaşamış, Serencamı yazmıştır. Hayatımın kitabı olacak dediği Serencam gerçekten de onun nefes alışının tek sebebidir ve görevini tamamlamadan hayattan ayrılmayacaktır.

Tahsin Yücel Sonuncu "Kitap buluşması"
Tahsin Yücel Sonuncu “Kitap buluşması”

Serencam bir başyapıttır. Peki kime göre? Kitabın görünüşündeki farklılık, büyüklük, kalınlık ve çekicilik yıllarca ilgi odağı olur insanlar için. Pek çok insan tek satır okumaksızın sadece Serencam’ı görmeye gelirler, kitap bir müzede sergilenircesine. Kitabın bu kadar değerli ve ilgi çekici olmasının başka bir sebebi de sadece bir tane basılmış olmasıdır. Kitaba olan ilgi yıllarca böyle devam eder, ta ki Selami Bey’in torunu kitabı gerçek anlamda açıp okumaya başlayana kadar. Bambaşka bir kapı açar şimdi bu yeni okur. Acaba neler bulacaktır ya da ortaya çıkartacaktır meraklı torun?

Tahsin Yücel’in okuduğum ilk kitabı;  ancak birçok insan gibi benim için de “Sonuncu” olmayacak. Bir kitabın yazım ve basım aşaması, okurla buluşması, dış görünümü ve içeriği, okurun kitapla karşılaştıktan sonraki durumu, hisleri ile tüm bunların toplamında bir kitaba ve yazarına, emeğine verilen değerin nelerle ölçüldüğü de Tahsin Yücel tarafından ilmek ilmek işlenmiş bence. Tüm bunlar yerinde ve insanı gülümseten bir üslupla anlatılıyor Sonuncuda.

Uzun uzun yazılır, anlatılır kitaba dair tıpkı Serencam için konuştukları, anlattıkları gibi; lakin okuyun derim ben. Okunması, düşünülmesi ve çokça konuşulması gereken bir kitap yazmış Tahsin Yücel. Bu kısacık yazıyla acaba Serencam mı yoksa Sonuncu mu daha çok merak uyandırır bilemiyorum ama kesinlikle kütüphanenize eklemenizi tavsiye ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir